Haber Detayı
26 Kasım 2016 - Cumartesi 03:29 Bu haber 959 kez okundu
 
AFYON’DA YARIM ASIRLIK EĞİTİM NEFERİ: “NEVFEL DİNÇ”
Yaklaşık 50 yıldır Öğretmenlik mesleğine kendini adayan Afyonkarahisarlı eğitim neferi Nevfel Dinç, (71) emekli olmasına rağmen halen daha öğrenci yetiştirmeye devam ediyor.
Eğitim Haberi
AFYON’DA YARIM ASIRLIK EĞİTİM NEFERİ: “NEVFEL DİNÇ”

Dinç, asıl memleketinin Aydın olduğunu fakat eşinin Afyonkarahisarlı olmasından dolayı hanım köylü olduğunu belirterek 40 yıldır Afyon’da yaşadığını vurguladı. 1967 yılında 23 yaşında öğretmenliğe ilk adımı Zonguldak’ta attığını dile getiren 71 yaşındaki Nefvel Dinç, 2000 yılında kamudan emekli olduğunu belirtti.

Gönlündeki eğitim aşkı, emekli olmasının önüne geçtiğini ifade eden Dinç, 11 yıl Almanya’da, son 5 yılda Afyonkarahisar Anadolu İmam Hatip Ortaokulu ve Lisesinde öğrenci yetiştirmeye devam ettiğini kaydetti.

“Öğretmenin her anı doludur”

 Emekli olalı 16 yıl olmasına rağmen öğrenci yetiştirmeye hiç ara vermediğine dikkat çeken Dinç, 24 Kasım Öğretmenler Günü dolayısıyla Anahaber Gazetesine yaptığı açıklamada şunları kaydetti:

“Öğretmenler günü bir güne tahsis edilecek bir hadise değildir. Ama yinede öğretmenlerin hatırlanması ve anılması bakımından önemli bir gündür. Öğretmenin her günü dolu, her günü meşakkatli, gecesi dahi dolu olan eğitimin en önemli unsurudur. Öğrenciler, 24 Kasım’da günün anlamından dolayı hediyeler getirerek öğretmenlerini onura ediyorlar.”

“Öğrencinin önce gönlüne girilmelidir”

Öğrenci öğretmen ilişkisinde başarının sağlanması için hoşgörünün şart olduğuna değinen Dinç, “Öğretmenlerin bilgi bakımından tam donanımlı olması gerekir. En önemli faktörde öğretmen öğrencinin gönlüne girebilmeyi başarmalıdır. Eğer öğrencinin gönlüne girilmezse, onun beynine de giremezsiniz. Biz çocuklarımızın beynine bilgi aktarabilmek için önce onların gönüllerini almamız şart. Bu gerçekten çok önemli bir hadise. Hali hazırda görev yapan öğretmenlerimiz bunun için gayret göstersinler. Bu gerçekleşirse, başarılı olacaklarını düşünüyorum.” dedi

“Eğitimdeki disiplinde azalma var”

‘20 yıl öncesinin öğretmenleriyle şimdiki neslin öğretmenleri arasında fark var’ diyen Dinç, aralarında kesinlikle gelişme olmadığını belirterek, “Kazanımlar belki farklıdır. Eğitim öğretim ortamları değişmiştir. Aralarında farklı unsurlar gelişmiştir. Ama benim tespitlerime göre, öğrencilerin yetiştirilmesi açısından bir ilerleme yok.  Bu nedendir diye sorarsanız? Araştırılması lazımdır derim. Özellikle Milli Eğitim Bakanlığının bütün unsurlarıyla bunun üzerine gitmesi lazım. Bunun içinde yeniden keşfe gerek yok. Bu zamana kadar diğer ülkelerde yapılan yenilikçi uygulamaları biz denemeye çalıştık. Uyar mı? Uymaz mı? Diye araştırma yapmadık. Direk camiaya adapte etmeye çalışmışız. Eğer ortada bir hata varsa, bundan biran önce dönmeliyiz. Hatadan dönmek bir fazilettir.” Dinç, eğitim sisteminde en önemli unsurun disiplin olduğunu vurgulayarak, geçmiş yıllara göre MEB’de disiplinin yüzde 60 civarında enflasyona uğradığın kaydetti.

 

 

“Senin adın Osman ama B Şubesindeki mi? A Şubesinde ki mi? Bilemedim”

Eğitim yaşantısında öğretmenliğin kutsallığıyla ilgili bir anısını paylaşan Dinç, şöyle konuştu: “Almanya’da görev yaptığım yıllarda katıldığım bir programda öğrenciler arasında bir yarışma etkinliği düzenlenmişti. Avrupa ülkeleri arasında düzenlenen bir yarışmaydı. Danimarka’dan gelen grubun başında bulunan birisi yanıma yaklaştı ve bana hocam beni tanıdınız mı dedi. Gözlük vardı yüzünde çıkar dedim. Çıkardıktan sonra ‘Senin adın Osman ama dedim B Şubesindeki mi? A Şubesinde ki mi? Onu bilemedim dedim.’ Öğrencim elime sarılarak ağladı. Hocam bu hafıza ne sizde dedi. Bende dedim ki, bu öğretmenliğin verdiği bir hadise dedim. Öğretmenlik bunu sağlıyor dedim.”

“Dört nesil aynı yerde çalışıyoruz”

Afyonkarahisar İmam Hatip Lisesi’nde yıllarca öğretmenlik ve idarecilik görevinde bulunduğunu aktaran Dinç, ayrı zamanda önceki yıllarda yetiştirdiği öğrencilerin öğretmen olduğu okulda görev yapıyor.

‘Ziraatçı ekini ektikten sonra mahsul bekler’ diyen Dinç, “Bizde yetiştirdiğimiz öğrencilerin bir yerlere gelmesi bekliyorduk. Görev yaptığımız o yıllarda bunu hiç duymuyorduk. Hmiyorduk ama bunun meyvelerini görünce sadece okullarda da değil, çeşitli alanlarda kimisin doktor, kimisinin avukat, hâkim gibi görev yapanlar var. Üst düzey aralarında görev yapanlarda var. İnsan bunları görünce de gurur duyuyor. Aynı ortamda tekrar görev yapmaksa, ayrı bir haz kaynağıdır. Öğrencilerinizle aynı salonlarda gidip geliyorsunuz. Öğretmenler odasında beraber oturuyorsunuz. Arada sırada öğretmen olan öğrencinizin tekrar size danışması, bir zevk oluyor. Buda bizi dinç ve diri tutuyor. Allah herkese böyle mutluluklar tattırsın inşallah. ”

“Hocamla aynı ortamda görev yapmaktan mutluyum”

30 yıl önce Nevfel Dinç’in öğrenci olan ve hali hazırda aynı okulda beraber öğretmen olarak görev yapan İsmail Düzağaç da hocasıyla çalışmaktan son derece mutlu olduğunu belirtti. Bu olayın anlatılması zor bir güzellik olduğunu aktaran Düzağaç, “Bende hali hazırda yine bu okulda öğrencimle çalışıyorum. Oda yine bu okulda öğretmen. Onunda bir öğrenci öğretmen oldu. O da burada yani dört nesil buradayız. Bazen beş nesil olduğumuz da oluyor. Bunlar çok güzel hadiseler. Anlatılması zor, ancak yaşanılması gereken anılardır.” Daha önceki 24 Kasım’da Nevfel Hocaya öğretmenler günü hediyesi verdiğini dile getiren Düzağaç, bugünde bir hediye vereceğini vurguladı.>>>Arif Yavuz

Kaynak: Editör:
Etiketler: afyon haber,
Yorumlar
Haber Yazılımı