Haber Detayı
02 Ocak 2015 - Cuma 00:00
 
AFYONKARAHİSAR AŞIĞI, İÇİMİZDEN BİRİ: İBRAHİM ALİMOĞLU
Afyonkarahisar’ımızın tanınmış iş adamlarından Alimoğlu Kültür Sanat Araştırma Merkezi (AKSAM) Derneği Başkanı Sayın İbrahim Alimoğlu ile Organize Sanayi Bölgesi'ndeki ofisinde sanattan müziğe, Afyonkarahisar'ın dününden bugününe kadar çeşitli konularda güzel bir söyleşi yaptık. Sohbet tarzında kahveler yudumlanırken, sorularımızı yöneltiyoruz Sayın İbrahim Alimoğlu Ağabeyimize.
Turizm Haberi
AFYONKARAHİSAR AŞIĞI, İÇİMİZDEN BİRİ: İBRAHİM ALİMOĞLU

Değerli zamanınızı bizlere ayırdığınız için teşekkür ediyorum. İbrahim Ağabey, her şeyden önce yanı başınızda Sayın Cumhurbaşkanımızla fotoğrafınızı görüyorum. Sanırım kendilerini yakın bir zamanda ziyaret ettiniz. Sebeb-i ziyaretiniz neydi acaba?

İbrahim Alimoğlu: Saygı ve sevgiyle andığımız devlet büyüğümüze yeni görevinde başarılar  dilemek amacıyla güzel bir ziyaret gerçekleştirdik.

Sayın Alimoğlu, mermer tozu yutarak büyüdüğünüzü, dedenizin kurduğu mermer fabrikalarının gelişmesinde, dünya pazarlarına açılmasında ve Afyonkarahisar ekonomisine çok önemli katkılar sağlamaya devam ettiğiniz herkesçe malumdur.  Ancak, bugünkü sebeb-i ziyaretimiz,  sizin başka bir yönünüzü; sanata, müziğe ve kültüre verdiğiniz önemi halkımızla paylaşmak. Okuyucularımıza Yönetim Kurulu Başkanı olduğunuz AKSAM'dan bahsedermisiniz?

İbrahim Alimoğlu: Kültür, sanat, müzik bir toplumu anlamanın en güzel yoludur. Bu maçla 14 Eylül 2011 yılında Alimoğlu Kültür Sanat Araştırma Merkezi (AKSAM) Derneğini kurduk. Bugün Türkiye'nin sayılı etnografik eserler koleksiyonuna, Türkiye'nin en büyük müzik aletleri koleksiyonuna sahibiz. Otuz eğitmen ve 15 personelle güzel ve görsel sanatlar branşlarında yaklaşık 1000 kadar öğrenciye hizmet vermekteyiz. Şehrimizin kültür ve sanat hayatına konser, panel, sempozyum, söyleşi gibi her yıl 50 farklı etkinlikle renk katmaktayız. Geleceğin sanatçıları AKSAM Çocuk Sanat Akademisi'nde yetişmektedir.  Geniş bir kitap, plak ve dijital ses arşivimiz bulunmaktadır. Ulusal kanallarda muhtelif kültür sanat programları hazırlamanın yanında, ulusal ve uluslararası sosyal ve kültürel gezi organizasyonlarıyla insanımızın yeni şeyler keşfetmesine zemin hazırlamaktayız. Bu alanda derneğimizin aldığı pek çok ödül bulunmaktadır.

Amacımız Afyonkarahisar'da kültür ve sanat araştırmalarına katkıda bulunmak ve kültür etkinliklerine destek vermek. Milli Birlik caddesinde Derneğimizin merkezinin bulunduğu Çeşmeli Konak, Afyonkarahisar İli'nin ilk özel müzesi konumundadır. Konak, Osmanlı'nın son dönemi sivil mimari yapı örneklerindendir. İpek ve kumaş ticareti yapan Kahvecioğlu İsmail Efendi tarafından önce hayır amaçlı olarak çeşmesi, daha sonra da konak kısmı inşa ettirilmiştir. Yapımı 1906 yılında bitirilen konak 1983 yılında korunması gerekli eser kapsamına alınmıştır.

Bu derneği kurmaktaki amacınız nedir?

İbrahim Alimoğlu: Derneğimizin amacı Afyonkarahisarımızın dünden bugüne kadarki tarihini, sanatını ve kültürünü yaşatmak ve bu kültürün gelecek nesillerce de görülmesine ve tanınmasına katkı sağlamak. Nitekim, yeni nesil kendi kültürünü yeterince tanımamaktadır. Geçmişini bilmeden geleceğe yürümek, mümkün değildir.

Ne var bu Çeşmeli Konak'ta?

İbrahim Alimoğlu: Her şeyden önce burada kültürümüz sergilenmektedir. Tarihimiz sergilenmektedir. Örneğin, kaybolmaya yüz tutmuş Afyonkarahisar'ın önemli kültür öğelerinden gelin, görümce, kaynana ve erkeklerin kendi aralarında eğlendikleri mahalli gece örneklerini yaşatmaya çalışmaktayız. Gelenek göreneklerimize göre ayrı ayrı düzenlenmiş kadın ve erkek sohbet odaları, eski dönemde kullanılan eşyalar, süslemeler, kitaplar, yer sofrası  kısacası eski Afyon mutfağından yaşam mekanlarına kadar her şeyi burada bulmak mümkün.

Osmanlı dönemi izlerini bulabilmek mümkün yani?

İbrahim Alimoğlu: Mimarisiyle gusülhanesiyle, Cihannuma'sıyla (seyr-i alem/ camlı çatı katı), tavan süslemeleriyle Osmanlı son dönemi ve Cumhuriyetimizin ilk dönemlerini içinde barındıran bir konaktır, Çeşmeli Konak. Çeşmeli Konağı gezmek isteyen halkımız sadece Osmanlı dönemi veya Cumhuriyet ilk dönem eserlerini değil, aynı dönem Avrupa ve dünya eserlerini de görme imkanı bulacaklardır. Örnek vermek gerekirse; 19. yüzyıla ait güneş saati ve pusula, çeşitli kamalar ve kılıçlar, silahlar, evlerde kullanılan Afyon kaymak tavası, 13 y.y. yapımı kazanda pişir kapağında ye yemek kabı, tarihi düdüklü tencere, mertebane, özel misafirlere gül ve kızılcık şerbeti ikramında kullanılan Osmanlı şerbetlikleri, 1200'lü yıllardan günümüze ibrikler, cezveler, eski banyo gereçleri, fenerler, mangallar, kandiller ebru sanatının nadide örnekleri, saatler, radyolar, daktilolar, plaklar  ve fotoğraf makineleri gibi pek çok sanat eserlerini görmek mümkündür.

Sayın Alimoğlu, ruhun gıdası olan müziğimizle ilgili de önemli çalışmalarınız ve katkılarınız olduğunu yakinen bilmekteyiz. Bu konudaki çalışmalarınızdan bahsedebilir misiniz?

İbrahim Alimoğlu: Müzik ruhun gıdasıdır. Osmanlı döneminde ve eski dönemlerde hep böyle olmuştur. Hatta hastalıkların tedavisinde müzikten faydalanılmış ve faydalanmaya devam edilmektedir. Hem dünya hem ülkemiz müzik kültürünün tanınmasına katkı sağlamak amacıyla AKSAM olarak 2013 yılında Afyon Kocatepe Üniversitesi Devlet Konservatuvarı bünyesinde hizmet vermek üzere İbrahim Alimoğlu Müzik Müzesi'ni kurduk. İşim gereği dünyanın bir çok ülkesine seyahat etme ve dolayısıyla mutfağından tarihine müziğine pek çok yünüyle inceleme fırsatı bulmuş biri olarak, bulunduğum ülkelerdeki sanat eserleriyle birlikte tarihsel nitelikte müzik aletlerini tanıma ve bin bir güçlükle bunlardan toplama fırsatı da bulmuş oldum. Tarihiyle sanatıyla, müziğiyle tüm dünyayı tanımanın, onları anlamak açısından önemli olduğunu düşünmekteyim. Yıllar süren çabalar sonucu elde edilen bu müzik aletlerini bir koleksiyon yaparak kendime saklamak yerine, tüm insanlığın tanıması amacıyla bu işin bilimini icra eden Konservatuvar bölümünde açtığımız Müzik Müzesi'nde sergilemeyi uygun ve doğru bulduk. Hem burada yetişecek öğrencilerimizin dünya müzik aletlerindeki gelişmelerini öğrenmelerine kakı sağlamak, hem de üniversitemiz gençliği ve ziyarete gelecek misafirlere görülmeye değer bir müze sağlamak amacıyla böyle bir müzenin faydalı olacağını düşündük. Ayrıca, bu müzik aletlerinin veya diğer tarihi eserlerin bir kısmının koruyacağımıza inan dostlarımızca bizlere emanet edildiğini ve onlara teşekkürü bir borç bildiğimizi de burada belirtmek isterim. Vefa önemli şeydir. Vefasızlığın dinimizde, inancımızda ve Afyon kültüründe karşılığı yoktur.

Müzede ne tür eserler sergilenmektedir?

İbrahim Alimoğlu: Müzemizde çoğu telli sazlar olmak üzere, Avustralya'daki aborjinlerin enstrümanlarından Hindistan'a, Afrika'dan Avrupa'ya kadar çok geniş bir coğrafyaya ait Türkiye'nin en büyük müzik müzesi unvanını elinde bulundurmaktadır.   Afrika'ya ait Enanga, Kipango, Avrupa'ya ait Pluriarc, Asya'dan Redeb, Yueqin, Mi Gyaun, Şaman Davulu, Sarinda, Dramnyen ve daha fazlasını müze severler bu müzeyi gezdiklerinde görebileceklerdir.

Yenigün Gazetesinden Okuyuculara Tavsiye!

Bilimi, sanatı, siyaseti, tarihi, doğayı, yer altını ve yer üstünü, coğrafyayı ve müziği Afyonkarahisar'da, hatta Türkiye'de, bir arada görebileceğiniz nadide mekanlar bunlar. Ecdadımızdan bize miras kalan o muhteşem, muhteşem olduğu kadar da, sade, zarif, estetik; üstün bir medeniyetin, güçlü bir imanın yansımalarını gördüğümüz şaheserlere baktığınız zaman, bu sanat eserlerini meydana getiren sanatkarların yüksek ruh yapısını azim ve aşkını müşahede edebilirsiniz. Bir gününüzü ayırıp bu tarih, sanat, müzik ve etnografya müzelerini gezmenizi şiddetle tavsiye ediyoruz. 

Kaynak: Editör:
Etiketler: Afyonkarahisar’ımızın, tanınmış, iş, adamlarından, Alimoğlu, Kültür, Sanat, Araş
Yorumlar
Haber Yazılımı