Haber Detayı
21 Temmuz 2016 - Perşembe 17:29 Bu haber 1012 kez okundu
 
"HİÇBİR DAVA ARKADAŞIM KARANLIK SÜRECİN TARAF VE FAİLİ OLMAYACAKTIR"
Milliyetçi Hareket Partisi Haftalık Basın Basın Toplantısını parti binasında düzenledi.
Sağlık Haberi

Toplantıda gündemi değerlendiren MHP Afyonkarahisar İl Başkanı Raşit Demirel önemli açıklamalarda bulundu. Ülkede kargaşalığa sebebiyet verip ülkeyi kaosa sürüklemeyi amaçlayan 15 temmuz kalkışma terör eylemini şükürler olsun ki çok fazla zarar görmeden püskürtmüş bulunmaktayız. Türkiye olarak çok büyük bir badire atlattığımızı belirtmek istiyorum. Şimdi ülkede temizlik başlamıştır. Hani bir zamanlar ‘Türkiye bağırsaklarını temizliyor’ diye bir deyim kullanılmıştı ya, işte o deyime muhatap olanların sayesinde ülke yıkımı geride bıraktı ve şimdi gerçek anlamda bağırsaklarını temizlemeye başladı. Dileğimiz odur ki, bu defa da ölçünün kaçırılmaması, suçluların hak ettikleri cezayı almasıdır. Endişemiz ise, darbe teşebbüsü bahane edilerek kurunun yanında yaş’ın yanmamasıdır. Siyasi hesaplardan uzak, adaletli bir şekilde gerçek anlamda hukukun  işletilmesinden yana olduğumuzu belirtmek istiyoruz. Kısaca ve öz olarak şunu söylemek gerekir ki, Askeri darbeye karşı olduğumuz kadar, sivil darbeye de karşıyız.

 ‘KALKIŞMA KABUL EDİLEMEZ, HÜKÜMETİN YANINDAYIZ’

14 yıldır aldatılmaktan bir türlü ‘muktedir’ olamayan AKP’nin ‘iktidar’ olduğu Türkiye cumhuriyetinde 15 Temmuz 2016 tarihi akşamına tekrar dönelim ve neler olup bittiğine hep birlikte şöyle bir göz atalım. O gün, Hava Kuvvetlerinin Üst kademesi, Muharip Hava Kuvveti ve Hava Füze Savunma Komutanı Korgeneral Şanver’in İstanbul Moda Deniz Kulübünde yapılan kızının düğünündeler. Saat:21.30. MHP Lideri Dr. Devlet Bahçeli evinden çıkıp kurmaylarını Karargaha yani Bozkurt kalesi olan MHP Genel Merkezine çağırıyor. Kurmaylarının Genel Başkana, ‘Güvenli bir yere geçelim’ teklifine, Genel Başkan sayın Bahçeli, ‘Demokrasinin beşiği siyasi partilerdir. Bizimde demokrasi karargahımız MHP Genel Merkezidir’ diyerek kendisine yapılan teklifi geri çeviriyor ve Balgat’a geçiyor. Saat 22.05 Ankara semalarında savaş uçakları alçak uçuş yapıyor. Cumhurbaşkanı Marmaris’te, Başbakan İstanbul’da, İçişleri Bakanı, Milli Savunma Bakanı, Genel Kurmay Başkanı ve CHP Genel Başkanından ne ses var nede seda. Saat 21.50. Olan biteni soğukkanlı şekilde tecrübe ve siyasi birikimi ile harmanlayan bilge liderimiz, daha hiç kimseden ses seda çıkmazken, Başbakan Binali Yıldırım beyi aratıyor ama cevap alamıyor. Bir süre sonra sayın Başbakan telefonla dönünce, Genel Başkanımız Başbakana hitaben, ‘Kalkışma kabul edilemez, Hükümetin yanındayız’ diye desteğini belirtiyor. Saat 22.35 Ankara semalarında savaş uçakları uçmaya devam ediyor.

BAŞBAKAN YILDIRIM, ‘BU BİR KALKIŞMADIR

Darbeci tanklar Atatürk Hava limanına getirilmekte. Anadolu Ajansı saat 23.00 sularında Bilge lider Bahçeli’nin Başbakan Yıldırım’a ‘Kalkışma kabul edilemez, hükümetin yanındayız.’dediği destek haberini geçiyor. Bu telefonla hükümete verilen destek, darbecilerin ilk psikolojik kırılma noktası oluyor. Bu açıklamadan sonra ürkeklik, yerini cesarete ve demokrasi havariliğine bırakmaya başlıyor. CNN Türk’e telefonla bağlanan Başbakan Yıldırım, ‘Bu bir kalkışmadır. Bunu yapanlar en ağır şekilde bedelini ödeyeceklerdir’ diyor. Saat 23.20’de Adalet Bakanı sayın Bozdağ, ‘Ucunda ölüm bile olsa gereği yapılacaktır’ açıklamasını yapıyor. Saat 00.20’de CHP Lideri sayın Kılıçdaroğlu, ‘Demokrasimize sahip çıkıyoruz’ açıklamasını yapıyor. Naylon darbeci ‘Yurtta sulh’ cuntası, 00.45’te TSK internet sitesinden darbe açıklamasını yapıp 00.15’te TRT’de bildiri okutarak sözde sıkıyönetimi ilan ediyor. Sayın Cumhurbaşkanı saat 00.30’da telefonla açıklama yapıp halkı meydanlara çağırınca darbeciler ikinci kırılmayı yaşıyor ve halka kurşun sıkmaya başlıyor. Meydanlarda şuursuzca arbede başlıyor. Milli Savunma Bakanı Işık, saat: 01.10’da Twitter’dan açıklama yapıyor. Emniyet Müdürlüğü saat:01.10’da halkı demokrasiye sahip çıkmaya çağırıyor. Bilge lider Devlet Bahçeli arkadaşlarını her şeye rağmen TBMM’deki oturuma yollayıp Genel Merkezden olayları yakından takip etmeye devam ediyor. Genel Başkanımız demokrasi karargahından saat:02.00’de Türk Milletine yazılı bir açıklama yapıyor.

"TÜRK ORDUSUNUN İÇİNE SIZMIŞ BİR AVUÇ DÜŞMAN İŞBİRLİKÇİSİ ORTALIĞA ÇIKMIŞTIR"

Liderimiz yazılı açıklamasında; “Milletimiz sağduyulu olması, teenni ve soğukkanlı hareket etmesi önem ve aciliyet arz etmektedir. Halkı sokağa daveti, Türk askeriyle muhtemel bir çatışma içine girmesi vahim bir tehlike olarak önümüzde durmaktadır. Bilhassa Milliyetçi-Ülkücü Hareketin provokasyon ve ajitasyonlara karşı teyakkuzla birlikte, sokaklara çıkarak iç savaş şartlarına hizmet etmesi düşünülemeyecektir. Hiçbir dava arkadaşım karanlık sürecin taraf ve faili olmayacaktır” Demiştir. Saat: 03.00 Başbakan açıklama yaparak Ankara’ya, Cumhurbaşkanı da saat:03.20’de İstanbul’a iniyor. Darbeciler saat: 04.00’de CNN Türk’e girip yayını kesiyor, sabah 06.00’da savaş uçağı sarayın yakınlarını bombalıyor. Saat: 08.55’te Genel Kurmay Başkanı ve Cumhurbaşkanlığı Genel Sekreteri kurtarılıyor. Akşam üzeri 3 kere alçakça bombalanan Gazi Meclisinde parti liderleri konuşuyor. Sayın Yıldırım ve sayın Kılıçtaroğlu millete hamasi nutuklar çekerken, MHP lideri sayın Dr.Bahçeli’den devlet adamlığına yakışır bir üslupla müthiş bir konuşma geliyor. Konuşmasında liderimiz şöyle diyor, “Türkiye’mizin diz çökmesi, omurgasının kırılması, milli varlığın tümden yıkılması maksadıyla şerefli Türk Ordusunun içine sızmış bir avuç düşman işbirlikçisi ortalığa çıkmıştır. Türk Milleti tam kalbinden hançerlenmiştir. Şu kahredici hususa lütfen dikkat buyurunuz. Çatısı altında bulunduğumuz Gazi Meclisi havadan bombalanmıştır. Bu sözün bittiği püf ve kırılma noktasıdır. Bu şerefsiz kalkışma, bu karanlık darbe girişimi yalnızca seçilmiş hükümet veya milletvekillerine değil, Türk milletinin tamamını hedef almıştır. Aslında dün gece yaşananlar darbe teşebbüsü olduğu kadar aynı zamanda kalleş ve kanlı bir terör saldırısıdır. Milli iradenin namus ve emanetleri son anda kurtarılmıştır. Parti aidiyetimiz ne olursa olsun, siyasi, ideolojik ve dünya görüşümüzün pusulası neyi işaret ederse etsin, hepimiz Türk milletinin mensubuyuz. Hepimiz bu cennet vatanı korku tanımaz neferleriyiz.” Diye seslenmiştir. Liderimiz insanlarımızı uyarmaktan da geri kalmayıp, olabilecek nusubetlerin önünü kesmek içinde, “Hiçbir şeyden haberi olmayan Mehmetçiği sokaklara çıkaranlar, ardından da linç edilmelerinin önünü açanlar, dahası insanımızı birbirine düşürmeyi planlayanlar işledikleri suçların son zerresine kadar hesabını vermelidir.” Diyerek, 3 Mayıs ve 12 Eylül zindanlarından tecrübe sahibi olan Başbuğ Alparslan Türkeş beyin MHP’sine yakışır bir davranış sergilemiştir.

 

Değerli Basın Mensupları;

Çok zor ve sıkıntılı bir dönemden geçiyoruz. Türkiye’yi bu hale getiren şey, ülkenin ve dünyanın gerçeklerini esas almak değil, özel hesapların ve siyasi menfaatlerin her şeyin önüne geçirilmesi, kendilerine, kendi güdük zihniyetlerine göre bir düzen kurulmak istenmesinden başka bir şey değildir. Bunun ağır ve acı sonuçlarına hep birlikte katlanmak zorunda kalmaktayız. 15 Temmuzdan sonra şapkamızı önümüze koyup nereden nereye geldiğimizi ve bu duruma nasıl düştüğümüzü iyi irdelemeliyiz.

01 nisan 2011’de sayın Genel Başkanımız basına verdiği bir demeçte, “Bazı dava süreçleriyle ilgili uygulamaların Fethullah Gülen’i töhmet altında bıraktığını belirterek, ‘Hoca Efendi’nin insiyatif alması’ gerektiğini ve yurduna dönmesi gerektiğini söylemişti. Ayrıca ‘cemaatin’ faaliyetlerini askıya almasını istemişti.” Sayın Bahçeli’nin bu açıklamasının hemen ardından, AKP’li yetkililer hızlı bir savunma yarışına girerek adeta Fetullah Gülen’ci olmuşlardı. Ben o talihsiz açıklamaları sizlerle paylaşmak istiyorum.

Süleyman Soylu; ‘Ağzındaki baklayı çıkar. Sayın Bahçeli seçim psikozuna girmiş. Yapılan açıklama TBMM içinde bulunan bir muhalefet partisi liderine yakışmaz. MHP Genel Başkanının sözleri, inanç özgürlüğünü, fikir ve ifade hürriyetini sınırlandıracak bir açıklama olarak görüyorum.’ (02.nisan.2011 Gazeteler)

Mehmet Ali Şahin; ‘ MHP lideri Devlet Bahçeli, Fethullah Gülen’e büyük bir haksızlık yapmaktadır. Hoca efendinin adı iç politikaya karıştırılmamalıdır. Bundan siyasi menfaat umanlar bir şey elde edemeyeceklerdir.’ Yargının aldığı kararlarla Gülen’in suçlanmasına ilişkin olarak ta, ‘Yargı kararıyla Gülen’in ne alakası olabilir, hiçbir alakası yok. Bana göre bunlar son derece haksız ve yersiz değerlendirmelerdir.’ (02.nisan.2011 Gazeteler)

Hüseyin Çelik; ‘Cemaat devleti ele geçirdi iddialarına kargalar bile güler’ (02.şubat.2012)

Suat Kılıç; ‘Bu zemin milli iradeyi hafife alan, özgürlükleri kısıtlayan, demokratik alanı daraltmayı amaçlayan ulusalcı bir zemindir. Bu bakış açısı MHP’yi CHP’nin çizgisine biraz daha yaklaştırır. Türk toplumunun kanaat önderleri ve milletimizin değer verdiği şahsiyetler hakkında MHP’nin bakış açısının CHP’yle aynı değil farklı olmasını beklerdik. Daha da ötesi, CHP’nin de MHP’nin de bu konudamüsbet bir bakış açısı oluşturabilmelerini temenni ederdik.’ (01.nisan.2011 Gazeteler)

Başbakan Recep Tayyip Erdoğan; ‘MHP’nin bir defa Fethullah hoca efendi’ye saldırısı gerçekten bana göre ihanet derecesindedir. Bu hiç ahlaki değil. Çok çok çirkin bir şey. Yani hoca efendi işi gücü bırakmış da Bahçeli’yle mi uğraşıyor? Bir defa onun bulunduğu makam böyle bir şeye müsaade etmez. Onun meşgalesi böyle bir şeye müsaade etmez. Bu çok çirkin, çok ayıp bir şey. Ben bunu ihanet derecesinde kınıyorum. Burada kendini bir defa çek etmesi lazım, kendiyle uğraşması lazım. Ben inanıyorum ki, aklıselim ülkücü kardeşlerim de bunun bu yaptıklarından ciddi manada rahatsızlar. Böyle bir yaklaşım olmaz. Zannediyorlar ki bunu siyaset malzemesi olarak kullanırsa bundan bir şey elde edecek sanıyor ama çok büyük yanlış yapıyor farkında değil.’ (14.mayıs.2014 Gazeteler) 

Veee… 2015

Bekir Bozdağ; ‘Kırmızı bültenle ilgili bize bilgiler ulaştı. Süreç devam ediyor. Türkiye istinabe konusuna gelince, karar verme yetkisi bize ait değil. Yargılamada yüz yüzelik ilkesi esastır. Fethullah Gülen’in kendisinin gelmesi daha doğru olur. Türkiye’ye gelip kendisine yöneltilen isnatlara sorulara cevap verir. Şu anda buna mani bir hal yok. Buyursun gelsin. Türkiye hukuk devleti burada hakkını arasın.’ (23.aralık.2015)

Dikkat edilirse AKP’nin söylemleri gölge oyunundaki mizah anlayışını bile geride bırakmaktadır. Şimdi bana diyeceksiniz ki buradaki mizah ne? Komedi bunun neresinde? Dikkat edilirse o tarihlerde sayın Devlet Bahçeli beye AKP’li olup da çatmayan kalmamıştı. Şimdi buradan iyimser olup ta mizah çıkarmazsak o zaman edep arayacağız demektir. Bu AKP’lilerin tamamı dün arzu ve iştahla savundukları kişi için bugün demediklerini bırakmıyorlar. Bu güne kadar ellerindeki basın ve yayın imkanları ile MHP’nin çok değerli liderine edepsizce ve ahlaksızca saldırdılar. 2011 seçimlerinde MHP’yi baraj altına bırakabilmek için AKP-Cemaat işbirliği sınırsız ve kuralsız bir şekilde hayata geçirilmişti. Dikkat ederseniz sayın Bahçelinin 1.nisan.2011 yılında söylediğini, AKP iktidarı 23.aralık.2015’te Adalet Bakanı Bekir Bozdağ’ın ağzından yenilenmektedir. Keşke sayın Bakan Bekir Bozdağ bu açıklamayı yaparken sayın Genel Başkanımız Devlet Bahçeli’den özür dileme erdemliliğini gösterebilseydi. Buradan iki sonuç çıkartabiliriz. Bunlar; 1- Teşekkürler sayın Genel başkan Dr. Devlet Bahçeli. Her zaman olduğu gibi yine haklı çıktın. Size onun için bilge lider diyoruz.

2- Edep yahu AKP

 

Değerli Basın Mensupları; Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan Başkanlığında yapılan dünkü MGK toplantısı sonunda alınan kararda 3 ay süreyle ülkemizde (OHAL) Olağan üstü hal kararı çıkmıştır. Şimdi yine aynı cümleyi kuracağım. MHP Genel Başkanı sayın Devlet Bahçeli, alınan bu kararla ufkunun ne kadar  geniş ve ileri görüşlü bir lider olduğu bir kere daha tescil edilmiş oldu. Artan terör karşısında Genel Başkanımız bazı bölgelerde (OHAL)’e geçilmesini teklif ettiğinde,  AKP’nin kurmayları övünerek, (OHAL)’i kendilerinin kaldırdığını söyleyerek, bu fikre şiddetle karşı çıkmışlardı. Hayırlı olsun.  

Kaynak: Editör:
Etiketler: "HİÇBİR, DAVA, ARKADAŞIM, KARANLIK, SÜRECİN, TARAF, VE, FAİLİ, OLMAYACAKTIR",
Yorumlar
Haber Yazılımı