Haber Detayı
29 Ekim 2018 - Pazartesi 22:28
 
İlk yerli otomobil Devrim 57 yaşında
Eskişehir’de dönemin Cumhurbaşkanı Cemal Gürsel’in talimatıyla 1961’de üretilen ve 29 Ekim Cumhuriyet Bayramı’nda tanıtılan ilk milli ve yerli otomobil Devrim, 57. yaşını kutluyor.O zamanki adı Eskişehir Demiryolu Fabrikaları olan Türkiye Lokomotif ve Motor Sanayii AŞ’de (TÜLOMSAŞ), Cemal Gürsel’in talimatıyla 1961’de üretilen Devrim isimli 4 otomobilden biri olan araç, Cumhuriyet’in 95, üretiminin ise 57. yılında sergilendiği müzede ziyaretçilerin ilgisini çekiyor.
Ulusal Gündem Haberi
İlk yerli otomobil Devrim 57 yaşında

4,5 ayda yapıldı Yapımı 4,5 ayda tamamlanan ve 29 Ekim Cumhuriyet Bayramı’nda, talimatı veren Cumhurbaşkanı Cemal Gürsel’e tanıtılan ilk milli ve yerli otomobil Devrim, üretildiği yıl, yine Gürsel’in talimatıyla trenle Ankara’ya götürüldü.

Törende benzini bitti Demiryolu kanunları gereği deposuna az akaryakıt konulan Devrim, 29 Ekim Cumhuriyet Bayramı kutlamalarında Gürsel’in test amacıyla kullandığı sırada benzini bitip durdu. Bunun ardından trenle Ankara’dan Eskişehir’e getirilen Devrim, bir süre fabrika içinde kullanıldı.200 Türk mühendis ve işçi yaptı Dönemin zor koşullarına rağmen 4,5 ay gibi kısa bir sürede yaklaşık 200 Türk mühendis ve işçisinin emeğiyle “siyah”, “beyaz”, “mavi boncuk” ve “gecekondu” isimleri verilerek 4 adet imal edilen otomobillerden günümüze kadar gelen ve adı daha sonra Devrim olarak belirlenen otomobil, TÜLOMSAŞ’ta sergileniyor.

Ziyaretçilerin ilgi gösterdiği Devrim’in sergilendiği müzede, otomobilin yapımında kullanılan kaynak motoru, matkap ve torna tezgahları, yapım aşamalarının çekildiği fotoğraf makinesi, kumpas, pergel, cetvel, çizim masası, kireç taşından maketi, yedek parçalar, Sivas’ta demiryollarında dökülmüş orijinal motor bloku ve çalışmaların görselleri yer alıyor.

140 km hız ibresi Uzun ve kısa farları ayakla kumanda edilen, kontak anahtarıyla ve manuel olarak da çalıştırılabilen Devrim, bu özellikleriyle de dikkati çekiyor. Bin 250 kilogram ağırlığında ve saatte maksimum 140 kilometre hız göstergesine sahip Devrim’e güvenlik gerekçesiyle benzin konulmuyor, aküsü sökülüyor.Ziyaretçi akını Devrim otomobilinin sergilendiği müze, ziyaretçilerin yoğun ilgisi göz önüne alınarak TÜLOMSAŞ tesislerinin farklı bir bölgesinde oluşturuldu. 8 ay önce açılan müze, yaklaşık 95 bin ziyaretçiyi ağırladı.Devrim otomobilini görmek için ülkenin dört bir yanından gelen ziyaretçiler, ilk yerli tasarım araçla hatıra fotoğrafı çektiriyor.

Benzin unutulmadı! Devrim arabaları hakkında bilmedikleriniz…Türkiye’nin ilk yerli otomobilinin müthiş ve acı öyküsü… Adı ‘Devrim’…Güzel ve bir o kadar da dertli bir öykü bu.Derdi memleket olanların, derdi Türkiye olanların öyküsü…İnancın, sabrın, azmin öyküsü…Azıcık bir destekle, nelerin başarılabileceğini kanıtlayanların öyküsü…Sadece bu kadar mı?Hayır!Başkaları da var öyküde!İsimsiz kahramanlar da var!Erbakan ile ilk motor üretimi Kahramanların karşısında duran, sırf muvaffak olamasınlar diye, yol kesen, kol gezen hainler de…

Tabii sırlar da var…Ne oldu, nasıl oldu her şey en net haliyle ortada olsa da orta yerde gözükmeyenler de var.Görünenlerin arkasında görünmeyenler de var.1961! O yıl başladı öykü..Süre dardı zaman kısıtlıydı…Bir fikir lazımdı. Parlak bir fikir…O fikir o gün ilk; genç bilim adamı, Profesör Doktor Necmettin Erbakan’dan geldi…İlk iş yüzde yüz yerli bir motor üretimiydi…O da Erbakan’ın imzasıyla 1956 yılında kurulan Gümüş Motor Fabrikası’nda üretiliyordu…Yani ilk adım tamamdı… Genç bilim adamı, Gümüş Motor’un yerli araba üretmesini istiyordu…1960 yılında, Ankara’da yapılan sanayi kongresinde konuştu Erbakan, o gün, İstanbul Teknik Üniversitesi Motor Kürsüsü öğretim üyesiydi.

“Olur” dedi Erbakan “yaparız”. “Türkiye’nin kendi otomobilini, kendi imkanlarıyla yapar”Dönemin askerlerden oluşan darbeci iktidarı, Erbakan’ın ortaya attığı fikirden hareketle,16 Haziran 1961’de Devlet Demiryolları Fabrikaları ve CER Dairelerinin yönetici ve mühendislerinden 20’sini toplantıya çağırdı…Hani bugün de “bizden bir şey olmaz, biz bir şey yapamayız, üretemeyiz” diyenler var ya işte onlar o gün de vardı. Davetin amacı da o gün “Türkler araba yapamaz” fikrini ortadan kaldırmaktı…Kalbur üstü işadamları, dönemim kudretli köşe yazarları ve işini bilen gedikli bürokratlar da o davette yerini aldı..Memleket sorunları tartışılıyordu…”Kalkınma – büyüme ama nasıl?” Herkes bir şey söylüyor ama bir adım yol alınamıyordu…

Yazık ki, “biz yapamayız” diyenler çoğunluktaydı…Cumhurbaşkanı Cemal Gürsel söz aldı, sinirliydi, “Yaparız” dedi… Yerli bir otomobil üretebiliriz…Adeta meydan okudu ama söz ağızdan çıktı bir kere ve söz yerini bulmalıydı…Emir verdi bir ekip kurulacak, 130 gün içinde, yani Cumhuriyet Bayramı’na yetişecek şekilde, ilk yerli otomobil hazır olacaktı…Neredeyse imkansızdı bu… Ama imkansız denilen yola girildi bir kez… Karar verildi…O gün; o toplantı, o kararın alınmasıyla bitmiş oldu…Mühendisler, Profesör Doktor Necmettin Erbakan ve Devlet Demir Yolları Genel Müdür Yardımcısı Emin Bozoğlu öncülüğünde, Eskişehir’de kendilerine tahsis edilen bir atölyede çalışmalara başladı…Kaldı 129 gün!Umuda yolculuk ve ‘Devrim’!129 günde sıfırdan yepyeni bir otomobil…Hayal gibi…Üstelik sadece vakit değil, imkanlar da kısıtlı.

Ekip Erbakan’a bağlıydı… Türkiye’nin ilk ve tek yerli otomobili, Devrim arabası atölyede yapılacaktı!Düşünün..!!Basit bir vinç ve küçük el aletleri dışında, otomobil yapmak için gerekli özel bir makine, tesisat, alet, edevat hiçbir şey yok!Olmadığı gibi, hesapta devlet eliyle yapılan projeye devletin daha doğrusu devlet bürokrasisinin, basının, yani o gün dördüncü kuvvet gibi görülen medyanın tamamına yakını muhalif!Ki, daha proje bütçesi onaylanırken bile, “alt tarafı bir otomobil için” denilerek, bütçenin yarısı kırpılmış, “ilk yerli otomobil” için 900 bin lira uygun görülmüş…

Yani mühendislerin uğraşacağı tek şey arabanın imalatı değildi… Olmadı da…Projeyle ilgili, hemen her gün, gazetelerde olumsuz haberler çıkıyordu…”Çok pahalı – Lüzumsuz!!” Devrim arabaları için kullanılan en hafif sıfattı…Ekip türlü imkansızlıklar ve karşı çıkmalara rağmen durmadan çalıştı…Gecesini gündüzüne kattı…Öyle ya zaman dardı.Hem de çok dar…Karşılarına çıkan teknik sorunları, üretimle ilgili sıkıntıları pratik çözümlerle, şartları zorlayarak aştılar…Gruplara ayrıldılar…Dizayn, motor-şanzıman, süspansiyon ve fren…Elektrik donanımı, döküm işleri, satın alma işleri ve maliyet hesapları…Evet imkansızlıklar vardı ama iş kuralına uygun yapılıyordu…Her işin bir uzmanı vardı…

Ne gece vardı ne gündüz…Artık atölyede sabahlıyorlardı.Günlerce uyumadılar, yemek yemediler, bir süre sonra, boşa konuşmadılar dahi, sadece işlerini yaptılar…Bitime sayılı günler kalmıştı…Zaman hızla geçiyor, kaybedilen her saniyenin değeri daha da anlaşılıyordu…
Atölyenin kapısına bir levha asıldı…Üzerine rakamlarla “10 gün kaldı,— 9 gün kaldı…”Her yeni güne yeni bir rakam yazılıyor.Her yeni günde sinirler biraz daha geriliyordu.Ve o gün geldi… Türkiye’nin genç, pırıl pırıl gözlerinden ateş saçan, “Biz imkansızı da yaparız” diyen mühendisleri, başardılar…
Onca ayak bağına, onca engelleme girişimine rağmen verdikleri sözü tuttular.Yerli tekerlekler üzerinde giden, yerli motorla çalışan, modeli yüzde yüz yerli, tüm parçaları el işçiliğiyle üretilmiş 4 silindirli bir otomobil yaptılar…Türkiye’nin ilk yerli ve milli arabasını, “Devrim”i, söz verdikleri güne, 28 Ekim 1961 sabahına yetiştirdiler…

Araç Eşkişehir’den trene yüklenerek, Ankara’ya, 29 Ekim Cumhuriyet Bayramı kutlamalarında, Cumhurbaşkanı Cemal Gürsel’e ve halka gösterilmek üzere yola çıktı…Artık her şey tamamdı, hazırdı… “Devrim” çalışıyordu…Meclis binasının önünde tören alanı kuruldu.Araç orada tanıtılacaktı. Sadece halk, bürokratlar, milletvekilleri değil, gazeteciler de hazır kıta bekliyordu…Ama öyle ya, işler yolunda gibi gözükse de kötüler de iş başındaydı.Türkiye’nin gelişmesini, kendi ayakları üzerinde durmasını istemeyenler, bugün olduğu gibi dün de vardı.Birileri nasıl ki, Nuri Demirağ’ın başlattığı ilk yerli uçak hamlesini engellediyse,Devrim arabasını da engelleyecekti.Bir plan yaptılar ve o planı devreye soktular…Plana göre trenle Ankara’ya götürülecek araçta çok az benzin bulundurulması gerekiyordu…Güya protokol ve güvenlik kuralıydı bu… Öyle söylüyorlardı ama gerçek başkaydı…İşte bu plan, kötülüğün ilk habercisiydi…Dedikleri oldu..Depodaki benzinin tamamına yakını boşaltıldı ve sonrası…

Cemal Gürsel, araca bindi, araç bir süre gitse de az ileride tekledi ve yolda kaldı…Cemal Gürsel çok sinirlendi. Bir aksilik olduğu belliydi, giderilebilirdi ama dinlemedi Cumhurbaşkanı…İndi arabadan ve o bilinen cümleyi kurdu; “Batı kafasıyla otomobil yaparız ama Doğu kafasıyla yakıtını unuturuz.”Pusuda bekleyenler yani gazeteciler hemen fotoğraf makinelerinin deklanşörüne bastı.Akıllarınca büyük bir balık, “flaş haber” yakalamışlardı.Akıllarınca bu bir rezaletti, utançtı…Ve o hazin görüntü yani “rezalet” yıldırım baskıyla Türkiye’ye ve dünyaya birinci haber olarak duyuruldu…Dalga geçtiler, “Biz demedik mi yapamazsınız diye” dediler, güldüler – aşağıladılar, “araba yaptılar ama benzin koymayı unutmuşlar” diye…Bugün biliyoruz tanıklar, o günü yaşayanlar, projede çalışanlar çok kez anlattı…Gerçek başkaydı… Benzin koymayı unutmamışlardı aslında… İşin aslı, protokol kuralları bahanesiyle kurulan tuzaktı…Olan buydu ama kimseye anlatılamadı…Cemal Gürsel dahi,Projeye destek veren kim varsa Devrim’den elini çekti…Rafa kaldırıldı…Necmettin Erbakan’ın teşviki ve devletin de oluruyla yola çıkarılanlar, pırıl pırıl mühendisler yine devlet eliyle yarı yolda bırakıldı…”Devrim” yolda kaldı… kaynak http://turkiyeakmerkez.net

Kaynak: Editör:
Etiketler: İlk, yerli, otomobil, Devrim, 57, yaşında,
Yorumlar
Haber Yazılımı