Haber Detayı
14 Haziran 2016 - Salı 14:40 Bu haber 1136 kez okundu
 
RAMAZAN AYINDA BESLENME
Afyonkarahisar Devlet Hastanesi diyetisyenlerinden Nil Kitiş, Ramazan ayında beslenme ile ilgili önemli bilgiler verdi.
Sağlık Haberi
RAMAZAN AYINDA BESLENME

Ramazanda Beslenme Ramazan ayı süresince, öğün düzeninde ve tüketilen besinlerde değişiklikler olabileceğini ifade eden Diyetisyen Nil Kitiş,  yapılan beslenme hataları ile birlikte oruç tutan kişilerde birçok sağlık sorununun gözlenebildiğini belirtti.

 Düzenli bir beslenme planının uygulanması ile bu sağlık sorunlarını yaşamadan huzurlu bir şekilde Ramazan ayını tamamlamanın mümkün olduğunu vurgulayan Kitiş, şunları kaydetti:

“Birçok kişi Ramazan süresince sahura kalkmadan oruç tutar. Fakat iftarda veya gece yatmadan önce yediğiniz besinlerle oruç tutmak, kan şekerinizde ve tansiyonunuzda dalgalanmalara sebep olur. Sahura kalkmadan oruç tutan kişilerde, baş ağrısı, halsizlik, yorgunluk ve dikkatsizlik gibi sorunlar gözlenir. Ayrıca, yaklaşık 17 saat süren açlık nedeni ile vücudun harcadığı enerji azalır ve buna bağlı olarak kilo artışı ve vücutta yağlanma gözlenebilir.”

“PROTEİN İÇERİKLİ BESİNLER TOK TUTAR”

Sahur sofrasında, yumurta, süt, yoğurt, ayran ve eğer tüketilebiliyorsa ızgara tavuk eti ve kurubaklagil çorbaları gibi proteinden zengin besinler tercih edilmesi gerektiğini dile getiren Kitiş, “Protein içeren besinler midede daha uzun süre kaldıklarından dolayı daha uzun süre tokluk sağlarlar. Sahurda söğüş sebze ve kepekli ekmek tercih edilmesi de tokluk süresini uzatacak ve kan şekerinde oluşabilecek dalgalanmaları önleyecektir. Sahurda çok yağlı besinler tüketilmesi, gün boyunca aç kalan vücudunuzda daha fazla yağ depolanmasını tetikleyecektir. Sahurda vücuttan su atımını arttıran çay, kahve gibi içecekler yerine süt ya da ayran gibi içecekleri tercih etmek daha sağlıklıdır” dedi.

“HAZIMSIZLIK SAĞLIK SORUNLARINA YOL AÇAR”

İftar sofrasında hurma, peynir, domates, zeytin gibi kahvaltılıklar, çorba, ızgara et, yoğurt ve sebze yemeği ya da salatadan oluşan hafif bir menünün ideal olduğunu belirten Kitiş, “Çünkü çok şekerli besinler tüketmek kan şekerini hızlı yükseltirken, çok yağlı besinler tüketmek sindirim sorunlarına ve karın ağrısına neden olabilir. Ağır şerbetli tatlılar yerine sütlü tatlıları tüketmeye gayret etmek vücut ağırlığını korumak açısından daha uygundur. Mide sorunları ya da hazımsızlıktan şikâyet etmek istemiyorsanız kızartma ve kavurmalardan uzak durmalısınız.  Bütün gün oluşan açlıktan sonra, kişiler iftarda çok hızlı bir şekilde ve çok miktarda besin tüketmektedir. Bu alışkanlık kan şekerinin hızlı yükselmesine ve karın ağrısı, hazımsızlık, kabızlık gibi sağlık sorunlarına yol açar” diye konuştu.

“ÖĞÜN DÜZENİNE DİKKAT EDİLMELİ”

Beyin, ilk yemek yemeğe başlandığı süreden en az 20 dakika sonra tokluk sinyali oluşturur diyen Kitiş, sözlerini şöyle noktaladı:

“Bu yüzden hızlı yemek yemeniz tokluk sinyali oluşuncaya kadar daha çok miktarda besin tüketmenize ve kilo almanıza neden olacaktır. Bütün bu olumsuzluklardan korunmak için, iftar öğününüzü kendi içinde ikiye bölün ve çorbanızı içtikten 15 dakika sonra ikinci kısmı tüketin. İftarla beraber bir kâse çorba ve 1 dilim ekmek yeterli olacaktır. Menüde yer alan diğer yemekleri ikinci öğününüze saklayın.  Gece açlık htiğinizde tüketeceğiniz bir bardak süt ve bir porsiyon meyve kan şekerinizi dengede tutmak için yeterli olacaktır. Sağlıklı bir Ramazan ayı geçirmek için öğün düzeninize dikkat etmeniz, yavaş ve iyi çiğneyerek yemek yemeniz ve sofranızdan kahvaltılıkları, çorbaları, sebzeleri, yoğurdu ve kepekli ekmeği eksik etmemeniz yeterli olacaktır.”

Kaynak: Editör:
Etiketler: afyon, devlet, hastanesi,
Yorumlar
Haber Yazılımı