Yazı Detayı
25 Eylül 2018 - Salı 11:38
 
SEN DOĞRU OL,EĞRİ BULUR BELASINI
Lokman Özkul
 
 

Doğruluk bir insan için en önemli ahlak kriteridir. Doğruluk olmadan diğer ahlak özellikleri de çok fazla bir anlam ifade etmez. Nasıl ki gömleğin ilk düğmesini yanlış iliklemişsek, diğer düğmelerin de yanlış olacağı gibi, doğruluk olmadan da diğer ahlak kriterleri de yanlış işleyecek veya işlev görmeyecektir. Hz.Ali (r.a.) ‘eğri cetvelden doğru çizgi çıkmaz’ sözüyle, yalancı ve hilekar insanlardan da doğru işler çıkmayacağını vurgulamıştır. Hilekar ve yalancı insanlar ancak kendini kandırır, kısa vadede kazanmış gözükseler de, uzun vadede ve ebedi alemde kaybedecek olanlar onlardır. Biz doğruluktan,dürüstlükten sapmamalıyız.

 

Doğrunun her zaman kazandığı, eğrinin kaybettiği bir örnekle konumuza devam edelim:

Bir padişah akıllı bir dervişi kendisine fikir hocası olarak tutmuş. Her gün belli saatlerde yanına alır, konuşurmuş. Derviş de her konuşma sonunda: ‘Padişahım sen doğru ol, eğri bulur belasını’, dermiş. Padişah da dervişe hergün bir altın verirmiş. Derviş de evine giderken, saray çıkışında bekleyen dilenci bir köre o altını verirmiş. Uzun süre bu böyle devam etmiş. Mizacı ve zihniyeti bozuk olan dilenci kör, bu altını bu dervişten alacağıma, dervişi kovdurur padişahın kendisinden alırım, diye düşünmüş. Bir yolunu bulup padişaha çıkmış, ‘Efendim’, demiş: ‘Bu derviş seni beğenmiyor, senin aleyhinde bulunuyor, hatta ağzının koktuğunu söylüyor. Bir dahaki konuşmaya ağzı ve burnu kapalı olarak yanınıza gelecek.’ Bunu diyen kör sonra dervişi bulup ona da şöyle diyor:’ Padişah senin ağzının koktuğunu söylüyor. Yarınki görüşmeye burnunu ve ağzını bağlayarak git.’ Her şey körün planı üzerine gelişiyor. Padişah, görüşme sonucunda, Dervişe altın yerine , içine idamını emredip yazdığı bir zarf veriyor. ‘Bunu hazineme götür, ücretini oradan alırsın,’ diyor. Derviş huzurdan ayrılıyor. Sarayın dışında bekleyen körün yanına varıyor. Kör, durumu soruyor o da aynen aktarıyor. Kör: ‘Herhalde pusulada büyük para veya mücevherat verilmesi emrediliyor. Çünkü adam hazineye havale edilmiştir, diye düşünüyor. O, mektubun da kendisine verilmesini istiyor. Dünyada gözü olmayan derviş, mektubu hemen veriyor. Kör, hazineye gidiyor, yazıyı veriyor ve başı uçuyor.

Ertesi gün padişah, mutat vakitte dervişi huzurunda görünce şaşırıyor. Durumu soruyor. Bunun üzerine her ikiside olayları anlatıyorlar. Derviş o günki son sözünü yine söylüyor: ‘Padişahım, sen doğru ol, eğri bulur belasını.’

  Evet örnekte de görüldüğü gibi eğriler,yalancılar,müfteriler.. her zaman kaybetmeye mahkumdur. Velev ki diyelim, bu dünyada şu veya bu şekilde kazandılar. O halde de ilahi adalet ahirette gerçekleşecek ve katmerli bir şekilde cezalarını çekecekler. Herşey şaşar,ilahi adalet şaşmaz.

Konumuzu Koca Yunus’tan özlü bir sözle tamamlayalım: ‘’Cümleler doğrudur sen doğru isen, doğruluk bulunmaz sen eğri isen.’’

lokmanozkul@gmail.com

Lokman ÖZKUL

Eğitimci -Yazar

 
Etiketler: SEN, DOĞRU, OL,EĞRİ, BULUR, BELASINI,
Yorumlar
Haber Yazılımı